Selamlar,
Birisine gidip bugün sözlük okudum dediğimizde çok entel işi, biraz havaya girmiş, burnu havaya kalkmış gibi bakılırdı... Ama internet alemi ile birlikte biraz bilgi kirliliği biraz ise eğlenceli bir şekile bürünen sözlüklerden birkaç seçme ekliyorum buraya... Nasıl geldim bunları okumaya, nereden başladım bilemiyorum ama ulaştığım nokta buralar ve ben komik bulup kaydetmek istedim...
1- ?
2-?
3-?
Neyse vaz geçtim, bu da böyle bir yazı olsun... Herkesin ilk 3'ü durumuna göre farklılık gösterir... Beğenilerimi, düşüncelerimi bu kadar açık etmek, artık göstermek istediğim bir davranış biçimi değil... sanırım...
Pazartesi, Haziran 15, 2009
Pazartesi, Nisan 20, 2009
Kafanı Kullan Buna Mecbursun
Bu video'yu izleyince ilk başta alışılmış ve (bence) haksız İsmet Paşa eleştirileri geliyor aklıma, İsmet Paşa şöyle kötüydü, böyle kötüydü diyip A. Menderes ve ondan sonra gelen ve onunla aynı yolda gidenleri övme gayreti taşıyor gibi bu video. Ancak hedef İsmet Paşa gibi gösterilip Atatürk'e laf söyleme gayretlerini hissetmekteyim...
Sinan Çetin'in benim tarafımdan hoş karşılanmadığı beni tanıyanlar tarafından bilinmektedir. Kendisinin ne olduğunu hala anlamlandıramamış ve kendisine ve kendisi gibilere herhangi bir takdir edilesi görev biçememişimdir...
Sinan Çetin'in bu video'yu hazırlamasına bir söz söylememekteyim. Bildiğim kadarıyla onun ideolojisinde birisinden beklenecek bir davranıştır, takdir etmemekteyim... Ancak böyle bir video'yu öven insanlara diyeceğim vardır; önce insanın biraz kafasını kullanmasına gerek vardır...
- Türkiye'de ilk Radyo kaç yılında kurulmuştur?
- Ne amaçla kurulmuştur?
- Ekrandan geçen birkaç sayı ile ifade edilen tarihte Atatürk hayatta mı? Yasaklanma kararında ne şekilde etkili olmuştur?
- Bu video bundan çok ileri tarihlerde geçmişe yönelik bir belge olarak kullanılabilir mi?
Bu soruları kendine sorup, cevabını almadan bu tür videoları övgü dolu ifadelerle yaymak yanlış olur diye düşünmekteyim... Eksik ve maksatlı hazırlanmış bir videodur, altında art niyet ararım demeyi borç bilirim. Şimdi soruların cevabını vermeye çalışayım...
''6 Mayıs 1927 Tarihinde Türkiye'de ilk radyo yayını Eşref Şefik tarafından Sirkeci'de vatandaşlarda radyo alıcısı bulunmadığı için hoparlörler ile yapılabilmiştir.''(Alıntı-1)
Türkiye'de Radyo gazeteci Sedat Nuri İleri ve Hayreddin Hayreden isimli amatör telsizci'nin çabaları ile kurulabilmiş. Milletin geri kaldığı ve bu tür yenilikleri hazmedemeyeceğini düşünerek hükümet yetkilileri tarafından redd edilmiş. Hayreddin Hayreden'in kendi ürettiği radyo'yu Ata'ya dinletme fırsatı bulmasıyla beraber ise yolu açılmış... Radyo alıcısının denenmesi sırasında Rus radyosunun propaganda yaptığını fark eden Atatürk, derhal radyo kurulması girişimlerinin hızlandırılmasını sağlamış.(Alıntı-1)
Buradan radyo'un kuruluş amacının Rus radyosunda şahit olunduğu gibi devrimlerin anlatılması ve toplumsal fayda niyetinin etkisinde olduğu kolayca anlaşılabilir. Yanlış anlaşılma da olmasın, tabii ki meydana gelen yanlışlıklar vardır. Ancak bu yanlışlıkların meydana gelmesinde asıl sorumlu kişiler, bugün bu konuları iyice anlamadan, sorgulamadan paylaşanlar bir ortak özelliğe sahiptir; kafasını kullanmamak...
Ekranda geçen tarihte ise Atatürk Cumhurbaşkanı'dır. Yaptığı bir konuşma ile(Alıntı-2) (1 Kasım 1924) yayınlardaki Türk Müziğinin yeterli düzeyde olmadığı ve geliştirilmesi gerektiğini, Rusların, Avrupalıların kendi müzikleri için yaptığı evrensel düzeye yükseltme işleminin Türk Müziği için de yapılması gerektiğine inancını dile getirmiştir. Bu konuşması nedeniyle de bahsi geçen video'da olaylar art niyetle yorumlanmış, eksik bilgilendirme ile izleyici yönlendirilmektedir. Böyle cesaretsiz ve iki yüzlü bir yöntemle Atatürk sorumlu olarak gösterilmeye çalışılmıştır.
Örneğin; eğer Türk Radyoculuk tarihinde eleştirilmesi gereken birşey var ise Menderes döneminde hiçbir anten yapılmaması ve radyonun İktidarın Borozanı haline getirilmesi olmalıdır.(Alıntı-3) Ancak bu arkadaşlar bunları yok sayıp bugünlerden geriye giderken o tarihleri es geçmektedirler...
Özetle bu video'yu yapanları, emeği geçenleri ve paylaşanları takdir etmiyorum. Ayıplıyorum!
Tunç
Ayrıca http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/1219/ linkindeki yorumları olan arkadaşların yazdıklarınızı da okumanızı tavsiye ediyorum.
http://www.dostlukmerkezi.net/forum/showthread.php?t=20518 linkinde 1 Kasım 1934'te Atatürk'ün TBMM açılışındaki konuşmasında neler söylediği ile ilgli paragraflar konu ile ilgili bilgi vermektedir.
''İnsanları yanıltma bu bir emirdir'' isimli yazıyı okumanızı da ayrıca tavsiye ediyorum. Bu yazıda geniiş ayrıntılar ile konu hakkında açıklamalar yapılıyor.
Alıntı-1:http://www.istanbul.edu.tr/4.boyut/cumhuriyet/dosyalar/nese_kars.htm
Alıntı-2: http://fikirizleri.blogspot.com/2008/11/insanlari-yaniltma-bu-bir-emirdir.html
Alıntı-3: http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye%27de_radyo_ve_televizyonun_ge%C3%A7mi%C5%9Fi
''6 Mayıs 1927 Tarihinde Türkiye'de ilk radyo yayını Eşref Şefik tarafından Sirkeci'de vatandaşlarda radyo alıcısı bulunmadığı için hoparlörler ile yapılabilmiştir.''(Alıntı-1)
Türkiye'de Radyo gazeteci Sedat Nuri İleri ve Hayreddin Hayreden isimli amatör telsizci'nin çabaları ile kurulabilmiş. Milletin geri kaldığı ve bu tür yenilikleri hazmedemeyeceğini düşünerek hükümet yetkilileri tarafından redd edilmiş. Hayreddin Hayreden'in kendi ürettiği radyo'yu Ata'ya dinletme fırsatı bulmasıyla beraber ise yolu açılmış... Radyo alıcısının denenmesi sırasında Rus radyosunun propaganda yaptığını fark eden Atatürk, derhal radyo kurulması girişimlerinin hızlandırılmasını sağlamış.(Alıntı-1)
Buradan radyo'un kuruluş amacının Rus radyosunda şahit olunduğu gibi devrimlerin anlatılması ve toplumsal fayda niyetinin etkisinde olduğu kolayca anlaşılabilir. Yanlış anlaşılma da olmasın, tabii ki meydana gelen yanlışlıklar vardır. Ancak bu yanlışlıkların meydana gelmesinde asıl sorumlu kişiler, bugün bu konuları iyice anlamadan, sorgulamadan paylaşanlar bir ortak özelliğe sahiptir; kafasını kullanmamak...
Ekranda geçen tarihte ise Atatürk Cumhurbaşkanı'dır. Yaptığı bir konuşma ile(Alıntı-2) (1 Kasım 1924) yayınlardaki Türk Müziğinin yeterli düzeyde olmadığı ve geliştirilmesi gerektiğini, Rusların, Avrupalıların kendi müzikleri için yaptığı evrensel düzeye yükseltme işleminin Türk Müziği için de yapılması gerektiğine inancını dile getirmiştir. Bu konuşması nedeniyle de bahsi geçen video'da olaylar art niyetle yorumlanmış, eksik bilgilendirme ile izleyici yönlendirilmektedir. Böyle cesaretsiz ve iki yüzlü bir yöntemle Atatürk sorumlu olarak gösterilmeye çalışılmıştır.
Örneğin; eğer Türk Radyoculuk tarihinde eleştirilmesi gereken birşey var ise Menderes döneminde hiçbir anten yapılmaması ve radyonun İktidarın Borozanı haline getirilmesi olmalıdır.(Alıntı-3) Ancak bu arkadaşlar bunları yok sayıp bugünlerden geriye giderken o tarihleri es geçmektedirler...
Özetle bu video'yu yapanları, emeği geçenleri ve paylaşanları takdir etmiyorum. Ayıplıyorum!
Tunç
Ayrıca http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/1219/ linkindeki yorumları olan arkadaşların yazdıklarınızı da okumanızı tavsiye ediyorum.
http://www.dostlukmerkezi.net/forum/showthread.php?t=20518 linkinde 1 Kasım 1934'te Atatürk'ün TBMM açılışındaki konuşmasında neler söylediği ile ilgli paragraflar konu ile ilgili bilgi vermektedir.
''İnsanları yanıltma bu bir emirdir'' isimli yazıyı okumanızı da ayrıca tavsiye ediyorum. Bu yazıda geniiş ayrıntılar ile konu hakkında açıklamalar yapılıyor.
Alıntı-1:http://www.istanbul.edu.tr/4.boyut/cumhuriyet/dosyalar/nese_kars.htm
Alıntı-2: http://fikirizleri.blogspot.com/2008/11/insanlari-yaniltma-bu-bir-emirdir.html
Alıntı-3: http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye%27de_radyo_ve_televizyonun_ge%C3%A7mi%C5%9Fi
Perşembe, Nisan 09, 2009
Perşembe, Mart 19, 2009
Zeka Testi
Biraz önce çok özel kanallardan elime bir IQ testi ulaştı. Turkish IQ Test v1.0 diye anılmakta kendileri... Bu IQ testi ve diğer bir sürü IQ testi anket vs sonuçlarının doğru olmadığını, güvenilir olmadığını, karşılaştırılabilir olmadığını düşünüyorum. Ama hazır elime geçmişken bir deneyeyim bakayım ne olacak dedim.
Çözdükten sonra sonuçları beklerken gördüm ki tüm test süresince terbiyesiz benlen dalga geçip duygularımlan oynadı... Sonuçlar alttaki eklenmiş fotoda görülebilir, iyi seyirler, iyi eğlenceler...
Ekran görüntüsünü buraya koymamın bir sebebi de daha ileriki bir zamanda tekrar çözüp ne kadar zeka geriliği olmuş onu görebileyim ve test'in güvenilirliği konusunda bir yorum üretebileyim diye bir belge olması, tekrardan iyi seyirler, iyi eğlenceler... Zeka Testi 2 başlıklı yazıda görüşmek ümidiyle...
Çözdükten sonra sonuçları beklerken gördüm ki tüm test süresince terbiyesiz benlen dalga geçip duygularımlan oynadı... Sonuçlar alttaki eklenmiş fotoda görülebilir, iyi seyirler, iyi eğlenceler...
Ekran görüntüsünü buraya koymamın bir sebebi de daha ileriki bir zamanda tekrar çözüp ne kadar zeka geriliği olmuş onu görebileyim ve test'in güvenilirliği konusunda bir yorum üretebileyim diye bir belge olması, tekrardan iyi seyirler, iyi eğlenceler... Zeka Testi 2 başlıklı yazıda görüşmek ümidiyle...
![]() |
| Kimden İstanbul'dan Albüm |
Cumartesi, Mart 14, 2009
Kral Çıplak
Hikayeyi bilmeyen var mı bilmiyorum, ama bu yazıyı okuyabilen bir kişi bir arama motoruna Kral Çıplak yazıp aratırsa kolayca bulup okuyabilir.
Memlekette uzun bir süredir devam eden ''yolsuzluk, usulsüzlük'' tartışmaları gündeme oturdu. Bu konuda bir fikir sunumu okuduğunuz; bazı konuları birbiriyle ilişkilendirip fikir zenginleştirilmesini bekliyorum...
Mevcut durum insanların içinde bulunduğu uyuşukluktan uyarılması gerekliliğinden başka birşey değil. Yapılması gereken[beklenen] herkesin inanacağı masum bir çocuğun çıkıp ''Kral Çıplak!'' diye bağırması... Ne ilginçtir ki bahsettiğim çıplak krallar örtünmeyi sömürerek başa geldiler. Umarım beklediğimiz ufaklık kısa sürede ortaya çıkar...
Memlekette uzun bir süredir devam eden ''yolsuzluk, usulsüzlük'' tartışmaları gündeme oturdu. Bu konuda bir fikir sunumu okuduğunuz; bazı konuları birbiriyle ilişkilendirip fikir zenginleştirilmesini bekliyorum...
Mevcut durum insanların içinde bulunduğu uyuşukluktan uyarılması gerekliliğinden başka birşey değil. Yapılması gereken[beklenen] herkesin inanacağı masum bir çocuğun çıkıp ''Kral Çıplak!'' diye bağırması... Ne ilginçtir ki bahsettiğim çıplak krallar örtünmeyi sömürerek başa geldiler. Umarım beklediğimiz ufaklık kısa sürede ortaya çıkar...
Nice Sözler Duydum
Aynen başlıktaki gibi; nice sözler duydum, böylesini duymamışım. Eğer duysaydım kesinlikle kaynağını öğrenir, tam anlamıyla bellerdim.
Bu sözleri dile getirmemin sebebi alttaki alıntı;
Sözün beğenilmesindeki sebep ''Eylem ve Vicdan'' arasındaki dengeyi iyi kuramayan ve genellikle meyvelerin yere dökülüp ezilmesi gerçekleşene kadar vicdanının etkisinde kalanlardan olmamla alakalı. İçinde bulunduğum çeşitli durumlardan -mesleki, sosyal, ticari vd.- buna örnek çıkarabilecek olduğumun bilinci ile buraya bunu kaydediyorum. Tembellik, kendinden emin olamamak veya çekingenlik nedeniyle birçok insanın da düşüncelerini dizginlemekte ve isteklerini ertelemekte[sahip olduklarının esiri] olduğunu biliyoruz. Daha da kötüsü şahit olduğu ve karşılaştıkları keyifsizlikler karşısında bunları içine atıp susan tepkisizleşen insanların etkisine gün geçtikçe bizlerde katılıyoruz...
Günümüzde ''Sahip olduklarının sana sahip olması'' şeklinde kapital sistem eleştirileri veya ''mahalle baskısı vb. gibi'' sosyal ilişkilerin eleştirisi olarak karşımıza çıkan bu durum güncel sorunların aslında içsel bir dengesizlik[:)] neticesi olduğu konusunda fikir veriyor. Bu durumda ekonomik veya sosyal sistemlerin etkileri olduğu inkar edilemese bile asıl problemin onlar olmadıkları konusunda düşüncelere destek ve hatta kaynak olmakta... Hazır bahsi açılmışken ''Sahip olduklarının sana hükmetmesi'' ile ilgili fikirler barındıran Fight Club filminin izlenmesi bu konuda düşünce belirten kimi fikir paylaşımcıları ve Zardanadam'ın Neden Dedim Kendime isimli şarkısı şahsım tarafından işte tam burada tavsiye edilmekte...
Yakın zamanda Nitçe'nin adını doğru yazmaya başlamayı ve okuduğum kitapları ile ilgili paylaşımları yapmak dileği ile;
Bu sözleri dile getirmemin sebebi alttaki alıntı;
''Eylem ve vicdan genellikle uyuşmazlar. Eylem, ağaçtan ham meyveleri toplamak isterken, vicdan onları gereğinden çok olgunlaşmaya bırakır, ta ki yere dökülüp ezilinceye kadar.''Kaynağı emin olmasam da Niçe olarak dillendirilmekte, şahsım tarafından buna inanılmakta ve bu sebeple de başlık üstteki şekilde meydana gelmekte...
Sözün beğenilmesindeki sebep ''Eylem ve Vicdan'' arasındaki dengeyi iyi kuramayan ve genellikle meyvelerin yere dökülüp ezilmesi gerçekleşene kadar vicdanının etkisinde kalanlardan olmamla alakalı. İçinde bulunduğum çeşitli durumlardan -mesleki, sosyal, ticari vd.- buna örnek çıkarabilecek olduğumun bilinci ile buraya bunu kaydediyorum. Tembellik, kendinden emin olamamak veya çekingenlik nedeniyle birçok insanın da düşüncelerini dizginlemekte ve isteklerini ertelemekte[sahip olduklarının esiri] olduğunu biliyoruz. Daha da kötüsü şahit olduğu ve karşılaştıkları keyifsizlikler karşısında bunları içine atıp susan tepkisizleşen insanların etkisine gün geçtikçe bizlerde katılıyoruz...
Günümüzde ''Sahip olduklarının sana sahip olması'' şeklinde kapital sistem eleştirileri veya ''mahalle baskısı vb. gibi'' sosyal ilişkilerin eleştirisi olarak karşımıza çıkan bu durum güncel sorunların aslında içsel bir dengesizlik[:)] neticesi olduğu konusunda fikir veriyor. Bu durumda ekonomik veya sosyal sistemlerin etkileri olduğu inkar edilemese bile asıl problemin onlar olmadıkları konusunda düşüncelere destek ve hatta kaynak olmakta... Hazır bahsi açılmışken ''Sahip olduklarının sana hükmetmesi'' ile ilgili fikirler barındıran Fight Club filminin izlenmesi bu konuda düşünce belirten kimi fikir paylaşımcıları ve Zardanadam'ın Neden Dedim Kendime isimli şarkısı şahsım tarafından işte tam burada tavsiye edilmekte...
Yakın zamanda Nitçe'nin adını doğru yazmaya başlamayı ve okuduğum kitapları ile ilgili paylaşımları yapmak dileği ile;
''görüşmek üzere!''
En Son Yürekler Ölür
Birçoklarının bildiği gibi ben FikriMühim birisiyim. Bu durumdan dolayı yeni çıkmış ürünlerin haberleri ve tadımlıklar gönderilmekte, yeni çıkan projeler hakkında fikrim anketlerle toplanmakta, ilgimi çeken kitaplar hediye edilmekte vs vs...
Bunun dışında son gerçekleşen hadise Altın Kitaplar serisinden çıkmış olan Canan Tan imzalı ''En Son Yürekler Ölür'' isimli kitabın ilk kısımları bir link aracılığı ile okumama açıldı. Bu link'i de ilginizi çekebilir diye sizlerle paylaşıyorum.
İnternet aracılığı ile satın alınan kitaplardaki Önsöz, Giriş veya İçerik kısımlarını okuyamamak bence büyük bir eksiklik. Bu tür bir uygulamanın bu konuda tereddütleri yok edemese bile azaltacağına inanmaktayım...
Haydi iyi okumalar...
Not: Eğer siz de Fikrinizin Mühim! olduğuna inananlardan iseniz bu yazıda altta göreceğiniz, diğer zamanlarda da yandaki rafta duracak olan balona tıklamanızı tavsiye ederim.
Bunun dışında son gerçekleşen hadise Altın Kitaplar serisinden çıkmış olan Canan Tan imzalı ''En Son Yürekler Ölür'' isimli kitabın ilk kısımları bir link aracılığı ile okumama açıldı. Bu link'i de ilginizi çekebilir diye sizlerle paylaşıyorum.
İnternet aracılığı ile satın alınan kitaplardaki Önsöz, Giriş veya İçerik kısımlarını okuyamamak bence büyük bir eksiklik. Bu tür bir uygulamanın bu konuda tereddütleri yok edemese bile azaltacağına inanmaktayım...
Haydi iyi okumalar...
Not: Eğer siz de Fikrinizin Mühim! olduğuna inananlardan iseniz bu yazıda altta göreceğiniz, diğer zamanlarda da yandaki rafta duracak olan balona tıklamanızı tavsiye ederim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Yayın Başlığı: Herkese Duyurun :P
Başlık yazıyla çok alakalı değil, Blogger'ın Başlık açıklama yazısıyla biraz laf ebeliği... Gelelim konuya; Bir video ve düşündürdükler...
-
İşte burada, Gezegeni Kaşıkla Kurtarmak başlıklı yazıyla ilgili, orayı da okursanız sanırım iyi olur... Sevgiler... Merhaba Tunç Bey, B...
-
[*About.com'dan yararlanılmıştır.] Havalar soğudu ve artık her gün yağmur yağıyor. Mevsim itibariyle bisiklet sürdüğümüz yollar daha ısl...
-
Daga gidecek bir zavallı, ocagı deneyeyim isini, kirini temizleyeyim diyor... Sonra ocak bir yanıyor, ''Pri'' yanıyor... Har...
