Perşembe, Mart 31, 2011

Patika-a

Son İstanbul'a gidişimde yollarda v.ç.[*] bisikletle gezenleri görüp, şehrin sıkıntılıları arasında neşeli olduklarını gördüğümde önce yeni fıstık gibi bir forma alıp sonrasında kendime Bartın'da düzenli olarak bisiklete binme sözü verdim. Bunun sonucunda dün akşam gün batımına doğru biraz pedal çevirip hava iyice kararmadan aşina olduğum caddelere döndüm. Biraz pedal çevirip nefes açınca blog yazma hevesimde canlandı gibi. Kafamda karma-karışık düşünceleri nasıl düzenli bir şekilde yazacağımı bilemesem de birkaç şey yazabilirim herhal[**] deyip deneyore...

Bu aralar garip bir şekilde ya zihnim ya göğüs kafesim açılıyor. Aslında hiç bir şey ifade etmeyen bir cümle gibi gözüktüğünün farkında olsam da kendi halimi yarınlarda bana en iyi anımsatacak formülleme olduğuna inanıyorum. Olur da hatırlayamazsam diye de yolda yürürken bu formüllemeyi çıkarmama yol açan birkaç düşünceyi notluyorum;

Kafamın kilitli olduğu vakitlerde soluk alışverişim normale dönüyor, soluk alışverişim engellendiğinde ise kafamın içinde "bir" konuda zincirleme düşünceler düğüm oluyor. Göğüs kafesim kilitlendiğinde ise her nefes alışveriş içimde garip bir yanma[kaybetme acısı] hissettiriyor. Her ikisinin de aynı kaynaklı olduğuna emin olmaya ramak kalmış durumda olsam dahi bunu şimdilik ilan etmiyorum.


[*v.ç.: ve çevrede]
[**Not: Pek benimseyemedim yazdıklarımı; "bu kadar ara verdikten sonra insan bir anda kafasını toplayamıyormuş..." deyip şimdilik bu kadar ile yetiniyor gerisini ayıklıyorum.]

Duyç

Cuma, Kasım 19, 2010


Greenpeace'i öyle çok sevmem, bazen çok abartıyorlar olayı... Ama bu konuda balık yemek konusunda pek de iştahlı olmayan ben bile rahatsızım. Tırnak kadar hamsiler, istavritler, barbunlar özellikle de etin pahalı olduğu bu dönemde ziyan ediliyorlar... İlgi gösterin hacılar...

Ne diyorduk; "Benimki kaç santim öğrendim: http://bit.ly/d1kWF9, seninki kaç santim?"

Tunçu

Pazartesi, Ekim 25, 2010

Bartın'dan bir blog yazısı...

Durduk durduk blog mu yazarık şimdi? Evet...
Referandum, Pekin Paris rallisi görevi vs'yi bile yazmadım buraya. Aslında çok farklı hisler, tecrübeler oldu geçen sürede, çok ilginç insanları tanıdım vs vs... ancak hepsine Bartın'dan uzaklaşma fırsatı olarak bakabildim (not:hepsine demiş miyim?).
Bartın'da acayip sıkılmakta olduğumu not düşeyim dedim. Garip bir kent, ısınamadım bir türlü. Mecburiyetten burada olmak mı keyfimi kaçıran, büyük şehirde büyüyüp buraya gelmenin yarattığı alışma süreci mi, yoksa yakın olmayı umduklarımdan uzakta olmak mı bilemiyorum.
Bartın 50.000 nüfuslu "bir üniversite kadar ?" ama yüzde 70'i yaşlı olan insanların bulunduğu bir kent. Tüm nüfusu İstanbul'da bir mahalle kadar... İnsanları genelde emeklilik modunda ve ölümü bekler gibi bir uyuşukluk hakimiyetinde. Şehiri canlı tutan yazın turistler, kışın öğrenciler ve devlet memurları(ymış). İstanbul'da bisiklete binerken lanetler okuduğum sahil yolu mangalcılarını bile özletecek bir kömür kokusu ve dumanı havaya hakim. Çok istesem de bisiklete binemiyorum bu koku aklıma geldikçe. Toplamda 100km yol yapamadım bisiklet ile 50 gün kadar geçen sürede. Bir de bunu kaldıramazken şehire termik santral [2 tane sanırım] yapılması düşünülmekte "anlam veremediğim şekilde"...
Gelirken beklentilerim de fazlaydı tabi... Bu sebeple büyük beklentilerim büyük hayal kırıklıkları ile karşılanmakta; adet gereği. Süreyle bu sıkıntıların geçeğini ve kendime eğlenceler yaratacağımı hayal ediyor, şehrin güzelliklerini henüz keşfetmediğimi kendime söyleyip inandırmaya çalışıyorum. Umarım bu "şehir" macerasının başlangıcı ile görüşlerim sonralarda değişir.
Şimdilik MaNga'dan Tek yön seçtiğin tüm yollar, Hepsi bir nefestir ve Alışırım gözlerimi kapamaya şarkıları ile korkmakta Running Wild'den Welcome To Hell şarkısını durumumu tahlil etmekteyim. Umarım sonlara doğru Iron Maiden'den Heaven Can Wait'i andıran mod'a girerim.
Görüşmek üzere...
Tunçu

Pazartesi, Ağustos 30, 2010

Of, yey, Off ...

Aklımda hiçbirşey olmadan başıyorum. Parmaklarım hangi tuşlara basmak isterse ilgili kelimeler gelip aklıma "e hadi yaz" diyorum ellerime. Ne zaman birşeyler düşünmeye çalışıp diğer düşüncelerin trafiği ile bastırıldığında bunu yaparsam rahatlıyorum.

...

Buraya kadarmış, başka yazacak birşey gelmiyor aklıma son veriyorum. Ancak bu kadar rahatlama arası verebiliyorum. Anlaşılan bugünlük sıkıntıyla baş etmeyi planlıyorum.

Neyse sıcaklardandır, başka neden olabilir ki?

Pazartesi, Aralık 21, 2009

İGK'da ilk senem sona erdi...

Hey blog, naber?

Bu yazıyı İGK'da neler yapmışım neler olmuş aklımda kaldığı kadarıyla not edeyim de sonra geri döner hey gidi heyy derim diye yazıyorum. Sonra geri gelip okuduğumda bu ne lan demeyim diye de bu açıklamayı yazıyorum. Bu yazıyı niye yazmışım demeyeyim diye de bir önceki cümleyi yazdım. Bir önceki cümleyi... Bir önceki cümleyi... Bir önceki cümleyi... diye devam eder...

İGK bünyesinde ilk yarışım bir Pist Şampiyonası; bir sürü yarışa kayıt yapıp görevlendirilmemekten sonra bir daha kayıt mayıt yapmayacağım dediğim bir zamanda denk gelen bir görevlendirme... Körfez Pistinde 2 deneyimli gözetmen ile birlikte görev aldığım 2 gün bulunmakta... Bu görevlerde bayrakların kullanım durumları hakkında uygulamalı görgü sahibi oldum.

Daha sonrasında İSOK istanbul rallisinde ilk ralli görevim verildi. İlk gün antrenmanda antrenman karnelerini doldurmayla başlayan görev, akşamında herkesler gösteri etabında görevli iken elimi kolumu sallayarak dolaşma imkanı tanıdı... İkinci günde ise Darlık etabında Sektör 8 olarak gün boyu toz yutmak ile tamamlandı...

İMK tarafından organize edilen Gece Rallisi ile ilk Servis Çıkış'ı görevini de tecrübe ettim. 19 Aralıkta yapılan terfi seminerinde anlatılan toplama girişi-çıkışı konulu bahisler biraz hatırladıklarımı karıştırsa da, bu konuda iyi bir ders aldım.

Bozhane'de Tırmanma yarışında görev alıp Etapta yeterince Sektör olduğu için yerim değiştirilerek araçların start almadan önce düzenlenmesindeki arkadaşa yardım etmekle görevlendirildim. Hiç olmadık bir yerde kaza yapan bir kamyon nedeniyle çok ilginç olaylar meydana gelmesi ile basit bir organizasyonun ne kadar karışabileceğine de şahitlik etmiş oldum...

İlk Off-Road yarışı deneyimi Şile'de 5. ayak'ta engelli etapta görev alarak gerçekleşti... 1 günlük kısa ve eğlenceli görev sonucunda bir yarışmacının kapı devirdiğini tespit etmemize itiraz etmesi sebebiyle komiserler kurulu toplanıp itirazı değerlendirip beni ve bir diğer kapı gözetmenini sorgulması nedeniyle gecenin körüne kadar geri dönemememiz gibi bir olay gerçekleşti...

Daha sonrasında TR Pist Şampiyonası ve Porsche Track day birleşik etkinliği Tuzla'da bir pist'te gerçekleşti. İlk gün kule şef'inin gelmediği görevde Sefa'nın sohbeti ve hikayeleri ile bayaa birşey öğrendim. İlk gün o kadar verimli geçmiş ki ikinci gününde saat 11.00'e kadar uyuyup servisi vs kaçırıp evde Moto GP izlemekle ve Valentino Rossi'nin 9ncu şampiyonluğunu ilan ettiği töreni izlemek durumunda bulundum.

İkinci Off-Road yarışında bir Off-Road aracı için asfalt etap sayılabilecek bir ortamda 2 gündüz 1 gece olmak üzere 3 etap boyunca sektörlük yaptım. İkinci gününde önceki tecrübelerimden heyecanını ve sorumluluğunu beğendiğim için Engelli Etap rica etmiştim ve kabul edilmişti. Manzaralı ve aynı zamanda sert rüzgara karşı 1 engel için gözetmenliğim vukuatsız geçip gün tamamlanmış oldu.

Son yarış olarak ise Castrol sponsorluğunda Tuzla-Şile Civarlarında gerçekleştirilen İstanbul Mahalli Yarışında donmak ile görevlendirilerek yılı tamamlamış bulunmaktayım. Buz gibi bir hava'da aç, susuz ve açıkta bırakılarak destekçi gözetmenlik-güvenlik işinin ne kadar acı verici hallere bürünebileceğini tecrübe etmiş oldum.

19 Aralıkta girdiğim sınav ile terfiyi alabilirsem daha farklı tecrübeler edinebileceğimi düşünmekteyim. Terfiyi alamazsam da yuh artık nasıl olur deyip farklı şeyler düşünebilirim.

Şimdilik bu kadar,
Tunçu

Çarşamba, Kasım 11, 2009

Küresel Isınma Hakkında Farklı Düşünceler...

http://www.sciencedaily.com/videos/2007/0603-can_carbon_dioxide_be_a_good_thing.htm
Bu link 1 olsun, yazılı ve video'da söylenenlere dikkat edelim...

Sonra http://www.sciencedaily.com/releases/2009/11/091110141842.htm linkini okuyalım... Dünyanın CO2 ile neler yapabildiği hakkında neler bildiğimizi düşünelim... Kaynağı nelerdir, bilmediğimiz hangi kaynaklar vardır ve bunun yanında nerelerde kullanılır ve bilmediğimiz hangi koşullar-ortamlarda sarf edilir...

Sonra dünya hakkında görüşlerimizi biraz geliştirmek için http://www.sciencedaily.com/releases/2009/11/091109121117.htm linkindeki haberi okuyalım...

Üzerine bir de şunu sos serpelim... http://www.sciencedaily.com/releases/2009/10/091029161532.htm

Son olarak'da bu haberi okuyunca aklımıza gelen izostati sonucu dünya yüzeyinin değişimine bir yorum getirelim... http://www.sciencedaily.com/releases/2009/11/091105121207.htm

Bence küresel ısınma hakkında söylenebilecek çok fazla şey var...
Dünya ısınıyor ama ısınan atmosferi mi yoksa atmosferinin sadece alt katmanları mı daha da yoksa uzay'da atmosferinin dışlarına dogru da sıcaklıga etki etmekte mi?

Bu konuda net bilgim ve dayanağım olmadıgı için biraz araştıracağım, ondan sonra kafamdakileri ortaya derleyip koyacağım...

Söyleyebileceğiniz birşey varsa beklerim burada, bu arada...

Tunçu

Not: http://www.sciencedaily.com benim çok işime yarıyor, size de tavsiye edering.

Pazartesi, Kasım 09, 2009

Bu Siteler var ya... :)

Selam gelecek,

Ben bu haftalarda bu siteleri gördüm, buldum, abone oldum vs... Bu siteler biraz kafa dağıtmada biraz kendimi geliştirmede biraz da merak ettiğim soruların çözümünde fayda sağladı bana... Yarn öbür gün unutursam bakmak için de koydum buraya...

Olur da bir yabancı gelir görür ise, benzer konularda ihtiyaçlarını vs altına yorumlasın bulduklarım, bildiklerimi paylaşayım bu konuda...

Birinci site benden başka fazla bir insana yarayacağını düşünmediğim bir site... Lisa Tauxe tarafından Ocak 2010'da çıkacak bir kitap ve onun eklentisi programlar ile ilgili sayfa... Kaliforniya ellerinde Paleomanyetizma ile ilgilenen Prof. L. Tauxe aşağıda alıntıladğım cümleleri ile oldukça beğenimi kazanmış durumdadır...
''Although there is a lot of free software available for plotting and analyzing paleomagnetic data, it is important to understand how these programs work, what the calculations actually are and what they mean. There is no better way to learn this than to write your own code. You may well end up using one of the excellent products available because they are easier or “prettier”, but you still need to understand what the programs are doing. In this book, you will be asked to make plots by hand and write some rudimentary programs for plotting and analyzing data. We encourage the use of Python and here take the beginning steps to help you learn it.''

Daha fazla bilgiyi http://magician.ucsd.edu/Essentials/index.html likinden bulabilirsiniz.

İkncisine gelir isek bir sitedir kendisi... Yakın zamanda yapılmış bilimsel çalışmalar ile ilgili röportajlar, özetleme ve yorumlama haberleri içermektedir. Yer Bilimleri, İklim Bilimleri ve diğer bir sürü bilim dalındaki çalışmalardan hazırlanmış özet bilgiler ile güzel kafa zenginliği sağlamaktadır. Linki ise http://www.sciencedaily.com/ şeklindedir. Bir süredir ve bundan sonra uzun bir süre şüphesiz açılış sayfam olarak bilgisayarımda kayıtlı olacaktır.

Sevgilerimle,
Tunçu ''yine!''

Yayın Başlığı: Herkese Duyurun :P

Başlık yazıyla çok alakalı değil, Blogger'ın Başlık açıklama yazısıyla biraz laf ebeliği... Gelelim konuya; Bir video ve düşündürdükler...